Sitemde bundan böyle yalnızca edebiyat merkezli meseleleri ele alma kararı aldım. Toplumsal eleştirilerimi ve güncel değerlendirmelerimi gazetesehir.com bünyesindeki köşe yazılarımda sürdürürken, burayı edebiyatın kendi iç dinamikleri üzerine düşünmenin, tartışmanın ve derinleşmenin mümkün olduğu bir alan olarak korumak istiyorum.
Edebiyat, başlı başına uzun soluklu ve sınırları kolayca çizilemeyen bir alan. Ne üzerine konuşulması gerektiği kadar, nasıl konuşulması gerektiği de her zaman tartışmalıdır. Benim bu sitede izlemek istediğim yol, üniversite eğitimim boyunca karşılaştığım kuramsal yaklaşımlar ile kişisel dikkatimi çeken düşünsel problemler etrafında şekillenecek.
Bu bağlamda özellikle iki ana eksen üzerinde durmayı planlıyorum: hermenötik edebiyat tarihi ve edebiyat kuramları. Metnin anlamının tarihsel bağlam içinde nasıl kurulduğu, okurun bu anlamla kurduğu ilişki, yorumun sınırları ve imkânları; yapısalcılıktan postyapısalcılığa, okur merkezli yaklaşımlardan çağdaş kuramsal tartışmalara uzanan geniş bir çerçeve bu yazıların temelini oluşturacak.
Amacım, edebiyatı yalnızca estetik bir beğeni alanı olarak değil; düşünceyle, tarihsel bilinçle ve insan deneyimiyle iç içe geçmiş bir problem alanı olarak ele almak. Bu köşe, hazır cevaplar sunmaktan ziyade, sorular sormayı ve metinlerle birlikte düşünmeyi önceleyen bir deneme alanı olacak.
Edebiyatın aceleye gelmeyen doğasına uygun olarak, burada zamanla ilerleyen, geri dönüp yeniden okunan ve tartışmaya açık metinler yer alacak.

İlk yorum yapan siz olun