Toplumsal Duyarsızlığa Karşı Tepkimiz: Taciz ve İnsanlık Dışı Davranışlar

İnsanlar her geçen gün daha rahatsız edici hâle geliyor. Kayseri’de yaşanan son olaylar, bu gerçeği acı bir şekilde gözler önüne serdi. Bu tür iğrençlikler ilk kez yaşanmıyor ve ne yazık ki sonuncusu da olmayacak gibi görünüyor.

Mülteci sorunu ise zaten var olan problemlerin üzerine tuz biber ekiyor. Ama şunu net söyleyeyim: Arap kültürüyle yetişenlerin ahlaklı olamayacağını düşünmek bir genelleme hatasıdır. Her kültürden insan ahlaklı veya ahlaksız olabilir. Sorun, bir kültürel uyuşmazlığın varlığı ve bu uyuşmazlığın basitçe çözülemeyecek kadar derin olmasıdır.

Mülteciler hakkında konuşunca, bazıları bizi ırkçılıkla suçladı, bazıları faşist dedi. Hatta daha başka ithamlar da geldi. Ama gerçek ortada: Dediğimiz neyse, oluyor. Sessiz kalmak bir çözüm değil.

Bir çocuğa yapılan tacizler, insanlık dışı ve kabul edilemez. “Çocuğun rızası vardı, teşhircilik yapıyordu” gibi gerekçeler, akla ziyan bir savunma. Küçük bir çocuğun nasıl giyindiği, bu tür istismarlara zemin oluşturmaz. Yetişkin bir insanın giyimi de bunu değiştirmez. Çocukların güvenliği, herkesin sorumluluğudur.

Artık sessiz kalmak mümkün değil. Hukuk yetersizse, halkın tepkisini göstermesi, sesini yükseltmesi son derece normaldir, hatta zorunludur.

Toplumun geniş kesimleri duyarlı olmalı, çocukları korumak için birlikte hareket etmeli ve bu tür iğrençliklere karşı sessiz kalmamalıdır. Çocuklarımızın güvenliği, bizim insanlığımızın ölçüsüdür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir